@ Ş-E-B-N-E-M-C-E @ BİLGİ PAYLAŞIMI

21/3/2006

HERKESE TEŞEKKÜRLER...

Selam arkadaşlar,

 

Güzel yorumlarınız için teşekkürler ama henüz blog kullanımını yeni yeni anlamaya başladığımdan

sizlere teker teker mail gönderemiyorum bu nedenle mailime de yorum gönderebilmeniz için

;infosebnem@gmail.com

 

Şimdi sırayla yorumlara cevap vereyim... Zor bir 2 hafta yaşadım ama sonunda oldu gibi... 3 ay geç kaldığım yapılacak planlarım birden yoluna girdi. İyi bir ücretle başka bir işe geçtim ve terfi ettim 1 ay sonra gibi tüm planlarımın önüne geçmiş olacağım.

 

Evet 9 hafta bir sökülen soğan değil asırlık çınar olmalıyız demiştim ya burada ki kastettiğim şey sadece kalıcı izler bırakmaktı hayatta.. Bazen soğanda olmalı sökülmeli topraktan kurtlanmamak için ama her ikisini de dengelemeli bence ERAY : )

 

Çınar ve selvi rüzgar da eğilir ama dikdik durması gereken zamanlardada hep göğe bakar... Tercih yapmak değil konu hayata herşeye rahmen sımsıkı sarılmak bazen savaşmak bazen durmak bazen de kabullenmek.

 

Hayata bağlanmadan hayatta yaşamak iz bırakmak ama aslında birşey yapmamak...Nefes almak yaşamak için değil yaşadığını ve yaşattığını hissetmek için sorgulamamak ama anlamak ve yorumlamak. anı yaşamak zevk almak ama yarını da düşünmek.. İnce bir bıçak sırtında dolanmak ama yaralanmamak.

 

Çok şey yazmak isterdim ama yazamıyorum çünkü yaşam hiçte basit değil bizce. Aslında basit ama karmaşık yapmak bize yaşadığımızı hissettiriyor.

 

Sizden ricam yazamadıklarımı anlamak ve bilmek için;

 

- Hiç affetmeyeceğinizi düşündüğünüz kişileri kalbinizde affedin onlar bilmesin,

- güneşli havada ışığın sizin ışığınız olduğunu düşleyin ve iyi haber tellallığı yapın...

- her kötü günden sonra duaların iyi şeyleri çağıracağını bilin

- bilin ki şu an sevindiğiniz bir süre sonra ya da önce üzüldüğünüzdü yada üzüleceğinizdir. Tam tersi de geçerli ve bunu iyi düşünün çünkü bu acıları hafifletecek kendi kendinize verdiğiniz.

- yaşamın değiştiğini unutmayın iyi ya da kötü

- koşulsuz sevin ve isteyin

- sevgiye yakın olun ama bulduğunuzda kendinizi de unutmayın, benliğinizi koruyun çünkü hep kendiniz kendinize kalacaksınız herşey çıkınca hayatınızdan...

- Hayal edin ve bir kere gerçekleştirince de o keyfi ve gücü hissedin...

- zor bir işe başvurun ve sizi çağırıp 1 saat dil dökmelerinden sonra hayır deyin.Sonra buna üzülün ama bir yanınız sevindiği için çelişkilerinizi fark edip hayatınızsdaki çelişkilere kahkaha ile gülün ve yarattığınız dünyanın kanunlarını sizin koyduğunuzu ve doğa ile uyumlu olmadığını farkına varın...

 

Neyse bunları yapıp yapmamak size kalmış ama yapanlar bu düşüncelerin yazılanların uygulanmasının ne kolay olduğunu ve yapılabilir olduğunu görecek...

 

Bunlar çok güzel bir de yapabilsek demişsiniz uygulayabilsek; uygulamak için ne yaptınız hangi riskleri aldınız en sevdiğiniz şeyleri adadınız mı daha iyi yarınlar ve şu an için.... Ben herşeyi kaybederek işimi adadım bırakarak ve hediyem geri yollandı doğa tarafından yeni bir işle. Ben öyle görüyorum hata da olabilir ama risk aldım. Sırf rahat diye yorulmuyorum diye sevmediğim bir işi yaparak kendimi yozlaştıramam ben.....

 

10 yılımı verdim hayatı anlamak için ve yılmadan uygulamayı denedim acı çektim ama bazen de sevindim çünkü içimdeki çocuk hala konuşuyor benle ve hep çocuk kaldı gözyaşlarıyla ıslansada.

 

Artık nefret yok hayatımda, kızdınızmı kırıldınız mı beyninizden fırlatıp atın ya da kalıp savaşın ve hayata geç kalın. Bu çok riskli bu seçimi siz yapacaksınız. sonunun olumsuz olacağını bildiğiniz savaşlara girmeyin kendinizle. Ama inanıyorsanız sıkıca yakalayın ama düşünün buna değer mi yada

yakalamak istediğiniz şey yakalanmak istiyor mu?

 

zamanla dost olun su gibi olun çünkü su akacak bir yer bulur engelde bile şekil değiştirir ana yolunu bulur............

 

Sevgiyle kalın, hepinize teşekkürler....Uygulamak zor ama yenile yenile kendinizi yenmeyi öğreniyorsunuz aslında kazanmak ya da kaybetmenin olmadığını da anlıyorsunuz. Yenmek: ruhu serbest bırakmak ve size gülümsemesine izin vermek bence : )

5/3/2006

AŞILMAK İSTENEN HEDEFLER

Hayata dair gerçekler..... adlı yazımı okumanızı tavsiye ederim.....Hedeflerin, hayatımızın  ne kadar önemli bir kısmını oluşturduğunu ve yaşam enerjisi verdiğini göreceksiniz.....

 

 

Çok sevdiğim bir dostumun söylediği gibi;

 

 

"9 ayda bir sökülen soğan değil,

 asırlık bir çınar ağacı olun"

5/3/2006

5/3/2006

HAYATIN GERÇEKLERİ

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba arkadaşlar,

 

Yeni bir şeyler yapmaya çalışıyorum ne mi? Japonca öğreniyorum, tahminimce çok yakında çinçe gibi geçerli olacak. Çok da zor değil. Japonya'dan bir arkadaş bana Türkçeyi çok rahat öğrendiğini ve benimde Japoncayı çabuk öğrenebileceğimi söyledi. Grameri bizimle hemem hemen aynı. Bu arada itiraf etti onlarda gazete okurken genel bir anlam çıkarıyorlarmış çünkü dillerinde o kadar çok alfabe ve kelime yazılış varmış ki...

 

Neyse konu buradan başladı biraz da kariyer planlamasından devam edeyim. Şu an iktisat okuyorum. Hani diyorlarya herkes iktisat ve işletme seçiyor bu nedenle de başka bıranjlara yönelin artık çok geçerli değil. Ben tamamen aksini söylüyorum. 2 üniversite bitirdim ama yine de çoğu kurum işletme bilgisi istiyor bu nedenle en azından 2 sene okuyayım da ön lisan diploması alayım diyorum. 1 yıl bitmek üzere 4 sene sonra mezun olurum sanırım : )

 

4 yıllık fakülteler( anadolu üniversitesi) 2. senede ara diploma verebiliyormuş bunu öğrendim daha sonra 4 sene sonra da 4 yıllık diplomayı veriyor. Bence en azından bulunsun diyenler için kaçınılmaz bir firsat.

 

2. si ise bu sene 30 yaşını dodurmadan mutlaka kamu seçme ve yerleştirme sınavına girmek istiyorum ama bunlarla ve işle uğraşmak çok zor. Ama insan yılmamalı. Hedefler bittiğinde yaşama isteği de bitiyor değilmi?

 

bunlar tabiki bir maddiyatı da beraberinde getiriyor ve birikim yapamıyorsunuz şunlar bitince şöyle yüksek maaşlı bir iş bulurum diyorsunuz ama şans her zaman gülmüyor. Biraz da iş seçiyoruz sanırım. Ben şu an bunları yapabilmek için düşük bir ücretle sevdiğim işi yapıyorum, biriktiremiyorum ama en azından hedeflerim için boş durmamalıyım.

 

Boş durmamak gerekli. İş tecrübesi ve ssk önemli bu nedenle mutlaka sevdiğiniz bir işse maaşına biraz katlanın derim. artısı var eksisi yok. Derseniz ki yol parası falan gitmeme deymez bu seferde uzun süre bekliyorsunuz ve yerinizde sayıyor ve piyasadan ayrı kalmış oluyorsunuz.

 

Hedeflerinizi yazın derim ben. Ben her hafta ve ay yazıyorum kısıtlama yapmadan evet bazen baskı oluyor bende ama yapmak ve ulaşmak öyle keyifli ki.

 

Maaş günlerini iple çekiyorsunuz ki yapmak istediklerinizi yapın diye, ödemeler, alınacak kitaplar biraz hedef aktivite belki bir keyif için dışarda içilen kahve. Ve hedeften bir bakıyorsunuz 20 milyon artmış o zaman önemsemediğiniz o para bile size öyle çok görünüyor ki. Gülmeyin ama birşeyleri başardığınızı hissediyor ve enerji doluyorsunuz. Tabi aile geçindirmiyorsanız( onlara lafım yok)

 

Daha önceki yazılarım için uygulamak lazım lafta kalmamalı demişsiniz fakat hepsi uygulanabilir. Bu yöntemle kradi kartı borçlarımı düzenli ödedim hatta vaktinden önce ve şu an çok çok az da olsa bir birikmişim oldu, az ama bunu başardım. Birşey olursa en azından iş bulana kadar bir iki ay idare ederim.

 

Tabi yeni borçlar da oldu ama hedefler büyüdükçe aşılması gereken sorunlar da olması doğal. Yoksa hiçbir şeye sahip olunamıyor.

 

Belki bu yazımdan sonra daha önce yazdıklarımı bir kere daha okursunuz...ve sormak istedikleriniz varsa mailim infosebnem@gmail.com....

 

Kısaca diyebilirim ki evet umutsuz günlerim oluyor bazen yapamıyacağım zannedip kendimi güçsüz hissediyorum ama hemen toparlanabiliyorum motive olup. Önemli olan herzaman güçlü olmak değil bence dibe vurup oradan hemen çıkabilmek psikolojinizi bozmadan.

 

Ve nefes aldığınızda mutlu olmak, yamurda şemsiyesiz dolaşmak ve yeni aldığınız elbiseyi giydiğinizde aynaya gülümsemek ve onu alabilmek için verdiğiniz para için pişman olmamak. Bunun için tavsiyen aldiğiniz elbisenin parasını bir sonraki ay bankaya aynı miktarda yatırın ve o paranın aynısını biriktirin. ve en önemlisi suçluluk duymamak için pahalı şeyler almayın çünkü herşeyin modası gelip geçici yıllarca aynı şeyleri giymektense bence ucuz alıp o yıl mutlu olmak ve ya ne çok para verdim dememek.... : )

 

Naçizhane fikrim.....

 

Şu an ki hedefim mi........bir cep telefonu ama kafamda fiyatını ve markasını belirledim. fiyatı istediğim miktara düşene kadar sabredeceğim, ve eğer o an  gelir de biriktirdiğim para yeterse hemen alacağım.......

 

Sevgiyle kalın....

10/2/2006

YAĞMURLU BİR GÜN

Merhaba,

 

Yazılarıma yorum yazan herkese çok teşekkürler fakat bu bloglar hakkında çok

bilgim olmadığından teşekkür yazısını bu şekilde yazıyorum. Özellikle adminler blog

kodumun ne olduğunu söylerse ya da nereden ulaşacağımı söylerce sevineceğim.

 

Sevgiyle kalın arkadaşlar

 

1/2/2006

KİŞİLİK

 Yeni öğrendiğin bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. İş hayatında aslında sadece iş hayatında değil günlük yaşamda 4 ana kişilik bölmesi vardır. bunlardan proaktif denilen bölümde lider ve kontrolcü kişiler vardır.

 

Aslında insanda bu dört özellikte vardır ve bu dört özelliği biz belirli dönemlerde etkin bazen pasif olarak kullanırız. Diğer 2 bölümde ise reaktif denilen destekleyici ve

analitik kişiler vardır.

 

Hayatımızda kendimizi bir boşlukta ve korunma ihtiyacında hissettiğimizde analitik yanımız ağır basar detaylara gireriz olayları sürekli inceler ve kendimizi detaylar içinde boğarız. Bu nedenle de asıl olmamız gerekli noktadan uzaklaşırız.

 

Sonra bazen kontrolcü özelliğimiz baskın olur her şey bilgimiz dahilinde olsun isteriz bunu da genelde sahiplenme duygusuyla yaparız. Bazen herkese evet der gülücükler saçarak ortamı idare etmeye çalışırız bu da bizim destekleyici tarafımız.

 

Bazı kişilerde sonuç odaklıdır ve o hedefe ulaşmak için hep sona bakarlar onlarda promoter dediğimiz kişilerdir yada kişiliklerdir.

 

biz günlük hayatımızda ve ilişkilerimizde bu 4 özelliği etkin ve yarinde uyum içinde kullanmalıyız. Özellikle ilişkilerde aşırı analiktik olmak kişiyi yalnızlığa ve mutsuzluğa sevk eder. Aşırı kontrolcü olmaksa karşımızdaki insanı sürekli baskı altında hissettirir. Sonuç odaklı yanımız ağır olursa o zamanda hedefe ulaşırken neler yaptığımız ya da insanları incitiyormuyuz bunu göremeyiz. Mutlaka olaylara dışardan bakmalı ve dengeli müdahale etmeliyiz. Bazen anlık bazende uzun daveli düşünmeliyiz.

 

Umarım yararlı olur konuyla ilgili paylaşmak istedikleriniz ya da sormak istedikleriniz varsa bekliyorum.

27/1/2006

BU SABAHTA YAŞAM İÇİN YENİ BİR GÜN!

 

Hergün bize bir hediyedir. Biz onu nasıl yaşamak istersek öyle olur. Ama içinde bulunduğumuz sıkıntılar bazen öyle karartır ki içimizi uyanmak bile istemeyiz çünkü yapacağımız hiçbir şey yok gibidir. Bu durumda size reiki ve meditasyonu tavsiye ederim. Bir müddet size hüzün veren melankolik şarkılardan uzak durun. Farklı bir şeyler yapın mesela yapmadığınız bir şeyi bilgisayarda oyun oynayın. Bilgisayar ve bu tarz cihazlar kullanıldığında beynin diğer yarısı faaliyete geçer yani matematiksel tarafımız böylece duygusal çalışan taraf biraz dengelenmiş olur. Bol bol meyce çayı, güzel bir parfüm sürün, mutlaka dışarı çıkıyormuş gibi evde otursanızda giyinin. Uykuya fazla zaman ayırmayın. Büyük ihtimalle vücudunuz yorulacak ve 3 gece rahat bir uyku uyuyacak ve ertesi güne tekrar kaldığınız yerden başlayacaksınız. Stres ve huzursuzluk genelde iyi uyuyamamaktan ve rüya görememekten kaynaklanır. Uyumadan 5 dakika önce hayal kurun, isteklerinizi, hayatınızı düşünün ve bu şekilde uykuya dalın. Büyük ihtimalle kısa da olsa bir rüya göreceksiniz.... : )

 

Sevgiyle kalın...

26/1/2006

HAYDİ YARDIM ZAMANI !

 

HAYDİ YARDIM ZAMANI !

 

Mutlaka evimizde arta kalan boncuklar, ipler, yünler, boyalar vardır. Bunları bir araya getirerek birşeyler yapabilir ve satışından elde edilen gelirle evsiz çocuklara veya önerileriniz varsa belli vakıf veya derneklere yardımcı olabiliriz. Nasıl buldunuz bu düşünceyi, yorumlarınızı bekliyorum. Kimler bu proje de yer alır... Tabi yasal boyutlardan da içinizde bilenler varsa hukuki tavsiyelerini bekliyorum...

 

 

26/1/2006

BİLGİ PAYLAŞIMI SİTESİNE HOŞGELDİNİZ : )

 Merhaba Ben Şebnem,

 

Bloğumda sizlere hemen her konu hakkında merak ettiklerinizi yine sizden gelen cevaplarla ortak paylaşıma açmayı düşünüyorum.

 

Örneğin çoğumuz güzel bir kazak yapmak isteriz, modeli buluruz ama örgünün nasıl örüleceğini bilmeyecek kadar amatörüzdür. Bu nedenle sitede modellerden çok nasıl örüldüklerine, takılardan çok bilinmesi gereken püf noktaları ele almak istiyorum. Tabiki bu konuda harika bloglar var ve bende sevgili arkadaşlarımdan yardım bekliyorum.

 

Sadece hobi dünyası değil aynı zamanda nerede gezilebilir, tarihi mekanlar, psikoloji, reiki, kitap yorumları vs. herşey hakkında birşey bulabileceksiniz.

 

Ve son olarak bayanlar aramızda dertleşedebiliriz. Dertler ve mutluluklar paylaştıkça çoğalır. Gerçekten güzel, kaliteli ve yararlı bir blog yapmak istiyorum. Bu konuda benden yardımlarınızı esirgemezseniz sevinirim profesyonel blogcu arkadaşlarım :)

 

Hepinize sevgilerimi sunuyorum, lütfen yer almasını istediğiniz konuları varsa paylaşmak istediklerinizi gönderin : )

 

 

Şebnem